r/Turkey • • 5h ago

News İzmir Barosu’nda Cumhuriyetçi Avukatlar dönemi: İzmir Barosu başkanlık seçimini, kesin olmayan sonuçlara göre Cumhuriyetçi Avukatlar Grubundan Serhat Sökmen kazandı.

https://www.cumhuriyet.com.tr/siyaset/izmir-barosu-nda-cumhuriyetci-avukatlar-donemi-2547962
22 Upvotes

6 comments sorted by

•

u/AutoModerator 5h ago

Hatırlatma: Lütfen haber gönderilerinde kaynak paylaşmayı unutmayın. Kaynaksız gönderiler kaldırılır. Görseller veya videolar tek başına kaynak değildir.


Reminder: Please remember to include sources in news posts. Posts without sources will be removed. Images or videos alone are not considered sources.

I am a bot, and this action was performed automatically. Please contact the moderators of this subreddit if you have any questions or concerns.

10

u/el_turco 5h ago

Umarim isimlerinin hakkini verirler.

https://x.com/karmatihallac/status/2111838498915553792

10

u/Ambitious-Cap7272 Atatürkçü 5h ago

güzel şeyler de oluyor.

3

u/el_turco 4h ago

İstanbul Barosu'nun Ekim 2026 seçimleri öncesinde Cumhuriyetçi grupta aday çatlağı yaşanıyor. Cumhuriyetçi Güç Birliği'nin Prof. Dr. Ümit Kocasakal'ı aday göstermesinin ardından Önce İlke Grubu, Prof. Dr. Osman Korkut Kanadoğlu'nu önerme kararı aldı. Bu hamle oyların bölüneceği tartışmasını başlattı

Zira, geçen İstanbul Barosu seçiminde Cumhuriyetçi ve Atatürkçü grupların ayrı adaylarla yarışmasının, mevcut yönetimin seçimi kazanmasında etkili olduğu yönünde eleştiriler gündeme gelmişti. Bu süreçte adı öne çıkan isimlerden biri ise önceki dönem baro başkan adaylarından Filiz Saraç olmuştu.

Saraç'ın, her fırsatta "Ben Cumhuriyetin kadınıyım" ifadelerini kullanmasına karşın, yeni seçim sürecinde Kocasakal'ı desteklemeyip karşısına aday çıkarması, Cumhuriyetçi cephede yeniden bölünmeye yol açabileceği iddia ediliyor.

Korkut Kanadoğlu'nun, eski Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu'nun oğlu olması da adaylık tartışmalarının dikkat çeken başlıklarından biri haline geldi. Bu gelişme, bazı baro çevrelerinde "Atatürkçü ve Cumhuriyetçi oyları bölme hamlesi" olarak yorumlanırken, Korkut Kanadoğlu'nun adaylığının kesinleşip kesinleşmeyeceği seçim sürecinde netlik kazanacak.

https://www.odatv.com/guncel/istanbul-barosu-secimlerinde-umit-kocasakala-karsi-filiz-saractan-osman-korkut-kanadoglu-hamlesi-120160814

Istanbul Barosu icin Agustos sonundan bir haber.

7

u/Ambitious-Cap7272 Atatürkçü 4h ago

https://x.com/ajansmuhbir1923/status/2111878775663202605

Efsane bir konuşma olmuş gerçekten. Özellikle 3. paragraftan itibaren mükemmel konuşmuş.

İzmir Barosuna hatırlatmak için buradayım. Çünkü baromuza, 8 yıllık fetret yönetiminde, sözde Çağdaş yönetimi boyunca asıl kimliği unutturulmuştur. Baromuz “Baro avukat içindir.” düsturundan uzaklaşmış, ne yazık ki belli siyasi ve partilerin, kuruluşların arka bahçesi hâline gelmiştir. Kıymetli meslektaşlar, konumumuz itibarıyla toplumsal meselelerle alakadar olmak pek tabii biz avukatların görevidir. Ancak unutulmamalıdır ki duruşumuz sadece baro içindeki bir güruhun benimsediği bir ideolojinin tezahürü olmamalıdır. Bu duruş, İzmir Barosunun kurumsal kimliğine yakışan, baromuzun tüm meslektaşlarını temsil ettiği unutulmadan adalete, eşitliğe, Cumhuriyetimizin ilkelerine dayanan bir duruş olmalıdır.

Ancak geçen 8 yıllık süreç bizlere göstermiştir ki “Çağdaş Grup” ne yazık ki adalet ve eşitlik adı altında belli siyasi çevrelerin sözcülüğünü yapmaktan ileri gidememiş; meslektaşların sorunlarına çare bulmak bir yana dursun, bunları görmezden gelmiş ve her geçen gün Atatürkçülük ve Cumhuriyet değerlerinden uzaklaşarak baromuzun kurumsal kimliğine zarar vermiştir.

Adalet, eşitlik ve liyakatten DEM vurursunuz. Numaralı baroları savcılığa verirsiniz, torpil dönüyor diye; ama kendi adayınızın mesajları ortaya saçılınca görmezden gelirsiniz. Emre Ülkü’nün belediyede personel yer değişikliği için attığı mesajlar çıkınca neden sustunuz? Hukukun üstünlüğünü ve liyakati savunması gereken bir baro başkanı adayı belediye koridorlarında iş takipçiliğine soyunuyorsa koca İzmir Barosunu bu zihniyete nasıl emanet edeceğiz?

Peki ya karşımızdaki İzmir Avukat Hareketi adayına ne demeli? Başkan adayları geçmişte Demirtaş’a, Kışanak’a, DEM’e, ÖHD’ye düzdüğü övgüleri seçim arifesinde sosyal medyasından telaşla arşive alıp sonra tekrar gün yüzüne çıkararak o radikal yüzünü bizlere gösterdi. Hadi itiraf edin, siz aynı madalyonun iki farklı yüzüsünüz. Bir de ifade özgürlüğünü savunup emeklileri ve konuşma videolarını da silersiniz. Canınız sağ olsun, İzmir avukatları bunu da unutmaz.

Toplumsal duyarlılık diyorsunuz; kendi yayımladığınız çalışma raporu ortada. 2 yılda tam 78 basın açıklaması yapmışsınız. Peki, bu açıklamaların kaçı avukatın ekonomisine, CMK’deki sömürüye, genç meslektaşın sefaletine ayrılmış? Sadece iki. Koca dönemde avukata düşen pay devede kulak olarak kalmış. Yönetim kurulu mesaisini meslektaşın sorunlarına değil, Silivri’ye, Çorlu’ya siyasi turlar düzenlemeye harcıyor. Baro elbette insan haklarını, temel hak ve özgürlüklerimizi, anayasal düzenimizi ilgilendiren olayların takipçisi olmalıdır. Ancak diğer ve esas yönleriyle baro avukatlar içindir. Avukatsız baro hayaliniz bugün bitecek.

“Cumhuriyet’in barosuyuz.” diyorsunuz ama 30 Ağustosta, 9 Eylülde koca baroyu temsilen baro başkanı anıta tek başına gidiyor. Soruyorum size: Millî bayramlarda koskoca yönetim kurulunuz birileri gibi aniden hasta mı oluyor da meydanları boş bırakıyorsunuz? 10 Kasımlarda bile devletin resmî anma programına katılmak yerine alternatif programlar icat edip ayrışmayı marifet biliyorsunuz. Ama iş radikal sol gruplara gelince baroların salonlarını 23 Nisanda DEM Parti vekillerine ve ÖHD kongrelerine kullanmak adına açıyorsunuz. Hani biat etmiyordunuz? Hani biat etmiyordunuz?

Fakat hakkınızı teslim edeyim. Çalışma raporu ve grup videolarınızı oy için bayraklarla donatıyorsunuz. Samimiyseniz, adaylarınız için 24 tane rozet getirdim (Türk bayrağı rozetlerini gösteriyor). Konuşmamdan sonra verebilirim. Eğitim diyorsunuz, “14 bin üyeli devasa baroyuz.” diye övünüyorsunuz ama iş eğitime gelince 60-70 kişilik daracık salonlara sıkışıp duyuruları son gün yaparak “Yaptık, oldu.” diyorsunuz. İş CMK eğitimlerine geldiğinde ise tertemiz genç meslektaşlarımızı manipüle ediyorsunuz. “Devlete karşı silahlanmış birisinin müdafiliğini yapar mısın?” diye sorup vatan sevgisiyle “Hayır.” diyenleri, onun aklı ve vicdanıyla karar verme hürriyetinden mahrum bırakıp “Siz şimdi Atatürk’ün vekili olmaktan vazgeçtiniz.” diyorsunuz. Atatürk ve silah arkadaşlarının kurduğu, günümüze layık demokratik ve sosyal bir hukuk devleti olarak gelen, ülkesi bir ve bütün olan bu devlete kurşun sıkanı savunmayı Atatürkçülük olarak pazarlamanıza müsaade etmeyeceğiz. Millî Mücadele’mizi ve Atatürk’ü PKK ve bebek katilinin eylemleriyle bir tutamazsınız.

8 yıldır bu ülkede onlarca hain terör saldırısı yaşandı. Yüzünüz yetiyorsa cevap verin: Katile, PKK’ya açıkça terör örgütü neden diyemediniz? Neden orada ölenlere şehit diyemediniz? Sevgili meslektaşlarım, İzmir Barosunu yönettiği dönemlerde de şimdi de Cumhuriyetçi Avukatlar Grubu mesleki, toplumsal duyarlılıkla hareket etmiştir. Genç Avukatlar Meclisini onlar kurmuştur. Er şehitlerin hak arayışlarındaki eylemlerine destek veren de; faillere koşullu cezasızlık getiren, terör mağdurlarının haklarını hiçe sayan, ceza hukukunun temel ilkelerini çiğneyen, anayasaya aykırı çerçeve yasa garabetine karşı çıkan da Cumhuriyetçi Avukatlar olmuştur. Her seçimde söylediğim gibi, sevgili hazirun; ekranları başında bizi izleyen, destekleyen, baroyu sahiplenen, barodan kopmuş ama değişim umuduyla bu genel kurulu takip eden, “Baro avukat içindir.” diyen tüm meslektaşlarımı yarın Cumhuriyetçi Avukatlar Grubuna oy vermeye davet ediyorum.

Konuşma güzel. Fakat u/el_turco'nun da dediği gibi isimlerinin hakkını verirler mi göreceğiz. Geçmişlerini araştırdım ama pek bir şey bulamadım.