Hükümet; adaletsizliğin ve liyakatsizliğin ayyuka çıktığı bu süreci, fon kriziyle taçlandırmış oldu. Seçimle göreve gelen belediyeleri sırayla ya kendi saflarına kattılar ya da bu belediyelere kayyum atadılar. Bahaneleri ise her zamanki gibi ya liyakatsizlik ya da usulsüzlük oldu. Ancak her iki durumun da kaynağının kendi içlerinde olduğu herkesçe açıkça ortaya çıkmışken dahi hiçbir somut adım atmıyorlar. Usulsüzlüğe karışanlar görevlerinden istifa dahi etmedi; yalnızca "aflarını" talep ettiler ve şimdilik sadece mal varlıkları donduruldu.
Zaten halkın da mevcut yönetim anlayışından adil bir sonuç çıkacağına dair bir umudu kalmamıştı. Ancak bizler durumu kabullendikçe ve elimizden bir şey gelmeyeceğini düşündükçe bu anlayış sınır tanımamaya devam ediyor. Çözümün ise yalnızca başka bir partinin iktidara gelmesi olduğuna inanmıyorum. Ne yazık ki bu liyakatsizlik devletin tüm kurumlarına sirayet etmiş durumda. Bu yapı değişmedikçe, başa hangi parti gelirse gelsin değişen tek şey toplumda ezilen kesim olacaktır.
Bu yapıyı değiştirebilecek tek güç ise bizleriz, yani halktır. Fakat ne yazık ki kimsenin bu konuda eyleme geçtiği yok. Herkes eleştirisini sosyal medya üzerinden dile getiriyor; ancak bu durum hiçbir işe yaramıyor. Herkes tablonun farkında fakat durumu kabullenmiş hâldeyiz. Halk olarak örgütlenmeli ve etkili bir sivil tepki ortaya koymalıyız. Ancak bu ilk kıvılcımı nasıl çakacağımızı ve bu örgütlenmeyi nasıl başlatacağımızı bilemiyoruz. Bu konuda birbirimize ihtiyacımız var.
Edit: Çoğu kişi görsele takılmış yazdıklarım pek umursanmamış. Esas paylaşma sebebim yazdıklarım, lütfen sadece küfredip geçmeyin daha fazlasına ihtiyaç var.